Kılcal Damar Tıkanıklığı

Kılcal damar tıkanıklığı neden oluşur tedavisi yöntemleri nelerdir merak ettiklerinizi bu yazıda bulabilirsiniz...

Kılcal damar, damar sistemindeki en küçük kan damarı türüdür. Kılcal damarlar en küçük atardamarları en küçük toplardamarlarla bağlar; çoğunluğu tek bir karı hücresiyle aynı çapa sahip olacak kadar dardır. Kılcal damarların işlevi oksijenli kanı dokulara taşımak, doku hücrelerine besin maddelerini aktarmak ve karbondioksit, nitrat gibi atık maddeleri vücuttan atılmaları için akciğer ve böbreklere taşımaktır.

Dokuların iltihaplanması sırasında kılcal damarlar daha geçirgen olurlar. Beyaz kan hücrelerinin ve proteinlerin dokulara girerek enfeksiyonlarla savaşmalarına ve iltihabı canlandırmalarına olanak tanır. Kılcal damarlar bazı alerjik tepkiler sonucunda da daha geçirgenleşebilirler. Anafılaksi gibi ciddi tepkilerde kan hacmini yitirebilir ve kişi şoka girebilir.

Mikroanjiyopati, kılcal damar duvarlarının çok kalınlaşarak zayıfladığı ve bundan dolayı kanadığı, protein sızdırdığı ve kan akışını yavaşlattığı bir kılcal damar hastalığını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Örneğin şeker hastalarında gözde ve böbreklerde kılcal damarların kalınlaştığı mikroanjiyopati gelişebilir.

Toplar damarlarda yetmezlik sonucu yüzde ve bacaklarda ortaya çıkan kılcal damar genişlemeleri, hem sağlık açısından hem de estetik olarak önemli bir problem olarak değerlendiriliyor. Çoğu zamanda bacaklarda şişlik, ağrı, karıncalanma, uyuşma, çabuk yorulma gibi giderek artan şikayetlere yol açan kılcal damarlar ( kılcal varis ) günümüzde lazer, ile tedavi edilebilirler. Kılcal damar genişlemelerinde lazer tedavisinin etkili olup olmayacağının muhakkak bir doktor tarafından değerlendirilerek karar verilmesi gerekir.

Kılcal damar tedavisinde kullanılan en etkin yöntemlerden biri lazer tedavisidir. Bu tedavide lazer uygulaması, cilt soğutularak yapılır ve kılcal damarın büzüşerek yok olması amaçlanır. Uygulamada özellikle koyu mavi, lacivert, mor renklerde başarı daha fazla olmaktadır.
Lazerle kılcal damar tedavileri genellikle tek seans gerektirir. Altı hafta sonra yapılan konrolde gerekliyse düzeltme atışları uygulanabilir. Çok nadiren ikinci bir seans, altı ay sonra uygulanabilir. Doktorun gerekli gördüğü durumlarda tedavi skleroterapi ile kombine edilebilir.Tedavi seans süresi, yapılan alanın büyüklüğüne göre değişmekle birlikte genellikle kısadır.

Uygulama ağrısız olup ağrı eşiği düşük kişilerde hafif bir ağrıya neden olabilir. Uygulama yapılan alanda geçici kızarıklık oluşabilir. Uygulama sırasında ince damarlar gözle görülür bir şekilde kaybolur, daha kalın damarlarda ise birkaç hafta içinde kaybolan bir renk koyulaşması ortaya çıkar. İşlem sonrası günlük aktiviteye dönülebilir. Sadece güneşlenmekten kaçınılmalıdır, sıcak banyodan ve aşırı sıcaktan uzak durulmalıdır. Lazer tedavisi dokulara zarar vermeden, son derece düşük bir acıyla, kolay, hızlı, etkin bir tedavi seçeneği sunmaktadır. Ayrıca ciltteki kollajeni tetikleyerek, özellikle yüz cildinde, cilt kalitesinine arttırabilir.

Lazerle kılcal damar genişlemeleri tamamen tedavi edilebildiği için problemli kılcal damarların yeniden tekrarlaması söz konusu olmaz. Aynı bölgede farklı kılcal damar genişlemeleri görülebilir. Ancak lazer ile tedavi edilen alanlarda kılcal damarların gelişme sıklığı, diğer tedavi görmemiş cilt kesimlerine göre daha düşük oranda olmaktadır. Doğumsal ya da sonradan oluşan birçok damarsal patoloji vardır ve bunların bir çoğu lazer ile tedavi edilebilmektedir. Doğumsal olarak ortaya çıkan Hemanjiom, Port Wine Stain (PWS-Porto Şarabı Lekesi) vb. gibi damarsal patolojilerde ya da sonradan oluşan Eritema, Spider Anjioma, Pyojenik Granüloma, Anjiokeratoma, Venöz Lake vb. damarsal patolojilere lazer tedavisi başarıyla uygulanmaktadır.

SENDE YORUM YAP!

Whatsapp