Cinsel Tiksinti Bozukluğu Sebebi Nedir

Cinsel Tiksinti Bozukluğu Sebebi Nedir

Cinsel Tiksinti Bozukluğu Sebebi Nedir, Cinsel tiksinti bozukluğu olan bireyler cinsel aktivitelerden kaçınırlar. Kendilerine cinsel yönden yaklaşıldığında korku, kaygı ya da iğrenme ifade ederler. Bu durum belirgin bir sıkıntıya ve kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur.

Cinsel Tiksinti Bozukluğu Sebebi Nedir

1. Kadınlarda Cinsel İstek Problemleri

a. Cinsel İstek Azlığı


Sürekli ya da yineleyici bir biçimde, cinsel etkinlikte bulunma isteğinin az ya da hiç olmaması durumudur. Cinsel istekteki azalma çiftleri mutsuzluğa, engellenmeye ve hatta bunun hakkında konuşmamaya kadar götüren en belirgin problemlerden biridir. Yorgunluk, depresyon, hastalık, stres, anksiyete (gerginlik), ilişkideki uyumsuzluk, alkol ya da ilaç kullanımı kişinin cinsel isteğini ve enerji düzeyini etkilemektedir. Ağızdan alınan doğum kontrol ilaçlarının değiştirilmesi, kadınların adet dönemleri, tedavileri, çocuk doğumu ya da yaklaşan menapoz kadınların cinsel isteğini kaybetmeleri ile bağlantılıdır. Tedavi için gelen kadınların %80‘inde azalmış cinsel istek sorunu görülmektedir. Bu problemle karşılaşan kadınlarda cinsel istek duymasalar da çoğu zaman partnerlerinin uyarılma ve orgazma ulaşması için olumlu yaklaşımlarda bulunmaktadırlar.

Kadında cinsel isteksizliğe işaret eden güvenilir fiziksel bir gösterge yoktur. Kadında cinsel istek değerlendirmesi, cinsel fantezilerin, düşünce ve fikirlerin mevcut olup olmayışı, erkeklere olan ilginin araştırılması ve değerlendirilmesi ile mümkündür. Cinsel istek alınan ilaçlar veya depresyon gibi ruh halinin değişmesi ile kolayca azalabilir. Azalmış cinsel istek sıklıkla baskılanmış veya azalmış orgazma bağlı olabileceği için, hangisinin önce oluştuğunun iyi sorgulanması gerekmektedir.

Cinsel istek azlığına yol açan organik ve psikolojik faktörler incelenir. Kişinin yaşadığı sağlık sorunları, genetik mirası, kullandığı ilaçlar, menopoz dönemi şikayetleri gözden geçirilir. Cinsel istek sorununa yol açan bir organik faktör bulunduğunda altta yatan sağlık sorununun tedavi edilmesi ve buna davranış terapinin de eklenmesiyle sorunun tedavisi mümkündür.

b. Cinsel Tiksinti Bozukluğu


Cinsel istek problemlerinden birisi de cinsel tiksinti bozukluğudur. Bu durumu yaşayan kadınlar sürekli ya da yineleyici bir biçimde partnerleriyle genital cinsel ilişki kurmaktan aşırı tiksinti duyarlar ve bundan kaçınırlar.

Cinsel tiksinti bozukluğuna cinsel korkular, cinsel travmalar, cinsel kimlik ve yönelim sorunları ile kişilik bozuklukları, cinsel fobiler ve partner reddi gibi sebepler neden olabilmektedir.

Cinsel tiksinti bozukluğu diğer cinsel işlev bozukluklarına göre daha az görülür. Cinsel tiksintiye neden olan sorunlar araştırıldıktan sonra altta yatan organik bir problem olup olmadığına da bakılır. Medikal ve davranış terapi teknikleriyle tedavi edilir.


2. Cinsel Uyarılma Bozuklukları


Cinsel uyarılma bozukluğu tekrarlayan şekilde ya da sürekli biçimde cinsel uyarılara cevabın olmaması ve/veya yeterli vajinal kaynağın devam ettirilememesidir. Bu durum aslında fiziksel uyarılma eksikliğinden değil, uyarılmanın kişisel algılanmasındaki bozuklukla alakalıdır. Cinsel uyarılma bozukluğu olan kadınlar genellikle cinsel ilişkiden tamamen uzak durmaya çalıştıklarından, sıklıkla bu kadınlarda cinsel istek azlığı tanısı konmaktadır. Son yıllarda bazı araştırmacılar cinsel uyarılma bozukluğunun fiziksel bir bozukluğa, örneğin damarsal ve klitoral yetersizliğe bağlı olabileceğini belirtmektedirler. Damarsal kökenli seksüel fonksiyon bozuklukları cinsel uyarılma bozukluğu yaratabildiği gibi orgazm sorunu da yaratabilir.

Cinsel uyarılma bozukluğunun görülme sıklığı yaşla birlikte artmaktadır. Özellikle menopoz sonrasında ve 50- 60 yaş dilimindeki kadınlarda sık rastlanmaktadır.

Cinsel uyarılma bozukluğu yaşayan kadınlarda bu duruma neden olabilecek organik ve psikolojik faktörler araştırıldıktan sonra kişiye uygun bir tedavi planı uygulanmaktadır.

3. Orgazm Bozuklukları


Orgazm bozukluğu sürekli veya tekrarlayan biçimde normal cinsel uyarılmadan sonra orgazmın olmaması veya gecikmesi halidir. Kadınlarda orgazmı oluşturmak için gerekli uyarının şekli ve yoğunluğu çok farklılıklar göstermektedir. Dolayısıyla teşhis doktorun, o kadının uygun cinsel uyarıyı aldığına karar vermesine bağlıdır. Bu şikayetin aynı zamanda kişiler arası ilişkiyi güçleştirmiş olması ve çeşitli ilişki problemlerine yol açmış olması da mümkündür.

Kadınların orgazm olması için gerekli uyarıların şekil ve yoğunlukları kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Bu nedenle aralıklı, zaman zaman ortaya çıkan veya durumsal olarak oluşan orgazm eksikliklerinin cinsel bozukluk olarak sayılmaması gerektiği düşünülmektedir.

4. Ağrı Problemleri


a. Disparoni


Disparoni, tekrarlayan veya sürekli olarak cinsel ilişki sırasında ağrı olmasıdır. Görülme sıklığı %10-15‘tir. Tanıda, bu ağrının vajinismus veya kayganlık eksikliğine bağlı olup olmadığı ayırt edilmelidir. Fiziksel nedenleri arasında himen daralması (skar nedeni ile), batın alt kısmında enfeksiyon olması, vajen dış dudaklarına ait hastalıklar sayılabilir.

b. Vajinusmus

Vajinismus, cinsel ilişkiye izin vermeyecek biçimde vajen ön kısmının istemsiz kasılmasıdır. Vajina girişini çevreleyen kas vajina açıklığını kontrol eder. Bu kasın istemsiz olarak kasılması cinsel ilişki sırasında penisin vajinaya girişini tamamen engelleyebilmektedir. Cinsel tedavi kliniklerine başvuranlar arasında %12-17 vajinismus tanısı konulmaktadır.

Vajinusmus bazı durumlarda ikincil olarak sonradan da ortaya çıkabilir. Bu durum enfeksiyonlar, ameliyatlar veya kimyasal maddeler gibi vajinal ağrı yaratan bir sorun sonrasında gelişebilir. Yine durumsal anksiyete, istemsiz adale kasılması, seksüel uyarılmada problemler, vajinal kayganlıkla ilgili problemler ve cinsel isteksizlik, cinsel bilgi eksiklikleri vajinismus sebebi olabilir. Fiziksel şartların kontrolünün yanı sıra psikoterapi yardımcı olmaktadır.

SENDE YORUM YAP!

Whatsapp