Hızır ve İlyas (hıdırrellez)

Hızır ve İlyas (hıdırrellez) :

Eski takvimciler, seneyi 6'şar aylık iki eşit parçaya bölmüşler. Bu parçalardan birini Hızır, diğerini de Kasım diye isimlendirmişler dir.Bugün kü takvimde Mayıs ayının alt ısıyla başlayan Kasım ayının yedisine kadar devam eden günlerdir. Kasım ise tak vimlerde ayni isimle geçen Kasım ayının sekizinci günü başla yan Mayıs ayının beşi ile son bulan süreden ibarettir. Bu gün Mayıs ayının altısı hıdırellez olarak kutlanıyor. Halkını. o gün Hızır'la İlyas'ın buluştuklarina inanıyor. Gerçekten de halkımız hıdırellez günleri bir takını şenlikler yapıyor. Bu arada bazı bid'at ve çeşitli hurafelerele o günlerde enine boyuna sergileniyor. Hızır lügat itibariyle yeni yetişen fidan çayır ve çimen manalarina "gelir. Bu sebeple Mayıs ayının altısı gerçek anlamda yaz mevsimi nin başlangıcı kabul edilmiştir. Hızır Aleyhisselarna Hızır denmesini Aziz Peygamberimiz şöyle izah ediyor: "Hızır'a Hızır diye isim verilmesi kuru ve onsuz bir yere oturunca, o otsuz yerin birdenbire yeşillenerek arkasından boy boy oıla rın dalgalanması sebebiyledir" buyuruyor. Gerçekten de Mayıs ayının ilk gürılerinde çayır ve çimenler yük seliyor. Ağaçların yeşermesi, çimlerin yükselmesiyle her yer yem yesil oluyor.

Ağaçlar yeşil yapraklarla donanıyor. Mayıs ayının altıncı günü yeryüzü ölü halinden kurtuluyor. Tabiat adeta yeşil el biselere bürürıüyor. (Aleyhi's-selamın) bu ilk muhalefeti dalgınlık (eseri) idi. Yine git tiler bir de baktılar ki bir çocuk (diğer) çocuklarla oynuyor. Hızır (Alcyhi's-selarn) çocuğun başını eliyle kopardı. Musa (Aleyhi's selam): "Aman, hiç bir nefse bedel olmaksızın (günahsız) pak bir canı lelcf mi ediyorsunuz?" dedi. Hızır (Aleyhi's-selanı) yine: "Ben, sana benimle edemezsin demedim mi?" cevabını verdi. Yine gittiler, nihayet bir karyeye gelince ahalisinden yemek istediler. Ahali onları misafir etmekten imtina ettiler. Orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar buldular. Hızır (Aleyhi's-selam) eliyle (işaret) ederek doğrulttu. Musa (Aleyhi's-selarn): "İsteseydin (hiç olmazsa) bunun için bir ücret alabilirdin" deyince, Hızır (Aleyhi's-selam): "Bu (andan iti baren) artık ayrılalım" dedi. Nebiy-i Mükerrem (S.A. V.) (Kıssayı buraya kadar hikaye buyurduktan sonra): "Allah-u Teala Musa'- ya rahmet etsin. Ne olurdu sabredeydi de aralarında geçen maceralar (taraf-ı haktan) bize hikaye olunaydı" buyurdu.

SENDE YORUM YAP!

Whatsapp