Işık

Işık :

İlk önce, yeterli ölçüde beyaz güneş ışığı ya da buna eşdeğer suni beyaz ışık almalısınız. Son yıllarda güneş ışığı hakkında neredeyse politikacılar hakkında olduğu kadar kötü haber çıktı. Çünkü fazla güneş başka istenmeyen sonuçların yanı sıra erken yaşlanma ve cilt kanserine yol açabiliyor. Doz çok yüksek olursa, bu gerçekten de büyük bir tehlike. Ama okyanusun ortasında bir kişi suda boğulabilir diye, aynı suyun çölde başka birinin yaşamını kurtarabileceğini unutmayalım. Su gibi güneş de sağlığımız için mutlaka gerekli.

Ne kadar mı gerekli? Bazı ışık dalgalarından yeterince alamazsanız, bedeniniz yediklerinizin içindeki besin maddelerini doğru dürüst absorbe edemez. Işık yetersizliği sonucunda kalp hastalığı, beyin kanaması, yorgunluk, saç dökülmesi, kanser, hiperaktivite, Alzheimer hastalığı, kemik erimesi ya da bağışıklık sisteminin zayıflaması yaşanabilir.

Hastanelerde ve huzurevlerinde kalan bazı kişilerin ömürlerinin, aynı şartlarda evlerinde kalan kişilerden daha kısa ve yaşam kalitelerinin daha kötü olması da beyaz ışık yetersizliğinden olabilir. Neden mi? Çünkü evinde kalan kişinin ihtiyaç duyduğu zaman açık havada oturma ya da yürüyüş yapma olasılığı daha yüksektir.

Bir hastanedeki ya da huzurevindeki personelin, hastaların düzenli günışığı ihtiyacından haberi olsa bile, bu kurumlardaki çalışma şartları bu ihtiyacı karşılamaları engelleyebilir. Personel yetersizliği yaşanıyorsa, hastalar düzenli olarak hareket ettirilemez. Hastaların, ihtiyaç anında yardım edebilecek bir personel tarafından izlenerek dolaşabilecekleri bir açık avlu yoksa, güneşte geçirebilecekleri zaman haftada iki-üç kez ile sınırlı olur.Seralarda kullanılan türden beyaz ışık veren floresan lambalar da oldukça pahalı olduğundan, kurumlardaki ışıklandırma için genellikle standart floresan ya da aynı derecede kötü olan akkor ampuller kullanılır.

Güneşin tehlike oluşturduğunu kabul ediyoruz. Işığın ultraviyole dalgası aslında bir çeşit radyasyondur. Ama şapka ve uzun kollu gömlek giyer, yüksek koruma faktörlü bir güneş kremi kullanır (genelde buluna bilen en yüksek faktör 45'tir ve fiyatına değer), fazla koyu renkte olmayan ama UVA ve UVB ışınlarından iyi koruyan bir güneş gözlüğü takar ve dışarıda geçirdiğiniz zamanı sınırlı tutarsanız, güneşin en iyi özelliklerinden yararlanıp tehlikelerinden önemli ölçüde korunabilirsiniz. Güneş ışığı almak o kadar önemlidir ki, yanınıza tüm bu koruyucu giysi ve kremleri alacak zamanınızın olmadığı bir öğle tatilini kullanmak pahasına da olsa mutlaka her gün güneşe çıkmalısınız. Bu durumlarda güneşte çok fazla durmayın yeter.

İçinde bulunduğumuz bilgisayar çağında, ışık alamamanın getirdiği olumsuz sonuçlar bir halk kültürüne dönüştü. Hepimiz, ileri teknoloji bilgisi gerektiren işlerde çalışan ve bilgisayar dilinde konuşarak saatler geçiren bilgisayar hastalarının hikayelerini duymuşuzdur. Bu insanlar sadece ekranın aydınlattığı karanlık odalarda oturup yeni yazılımlar icat eder, yeni ürünlerin hatalarını temizler ve dünyanın her yanından arkadaşları ve başka "manyaklar"la haberleşirler. Etten kemikten gerçek insanlarla pek karşı karşıya gelmezler. Genelde fazla yer, kafeinli meşrubat ve abur cuburla beslenirler, gerçekten sağlıklı bir yemek yedikleri çok enderdir. Hep yorgundurlar ve kendilerini ancak bilgisayara veri girdikleri ya da mesaj gönderdikleri zaman iyi hissederler. Bu insanlar için "e-mail" sadece bir iletişim aracı değildir, psikolojik olarak o denli soyutlanmış durumdadırlar ki telefonun ahizesini kaldırıp birini aramak akıllarına bile gelmez.

Bu efsanevi bilgisayarcının yaşam biçimini, Dönemsel Ruh Bozukluğu (DRB) hastasınınkiyle karşılaştırmak iyi bir örnek olabilir. DRB hastaları dönemsel olarak depresyon geçirir. Gün içindeki günışığı saatleri ne kadar azsa, onların yaşamı o kadar zorlaşır. Bu yüzden DRB‘ ye en çok kışın havanın çok karanlık ve genellikle kapalı olduğu ve fırtınalar yüzünden çoğu kişinin eve kapandığı kuzey bölgelerinde rastlanır. Ama DRB hastaları en azından yazın günler uzayınca güneşe çıkıp rahatlayabilirler. Onların karanlık mevsim boyunca yaşadıkları, bilgisayar hastalarının kendi kendilerine yarattıkları hücrelerinde yıl boyunca yaşadıklarının aynısıdır.

Dönemsel Ruh Bozukluğu'nun sıradan semptomları nelerdir? Kendini diğer insanlardan soyutlama, fazla yemek yeme ve yorgunluk eğilimi, yani bilgisayar bağımlısının tipik özellikleri. Yine de bilgisayarcı işlerini zamanında teslim ettiği ve genel olarak doğru yaptığı sürece sağlıksız yaşam biçimi ya da sorunları hakkında hiç düşünmeyiz. Korkarım yine de birkaç yıl içinde bu inatçı bilgisayarcılarda yoğun bir bağışıklık sistemi zayıflığı oranına rastlanacaktır, özellikle yeterince güneş ışığı alamadıkları için. Hastalıkları önlemek ve iyileştirmek için günışığı ve hemen hemen eşdeğer olan beyaz ışık mutlaka gereklidir. Şimdiki ya da gelecekteki hastalığınız ne olursa olsun, iyileşmenizde ışığın büyük payı olacaktır.

Her gün, beyin epifiziniz için en uygun şekilde ışık kullanın. Mümkün olduğu kadar çok odaya beyaz ışık veren ampul taktırın. (Bunlar floresan tüpler ya da standart akkor ampul gibi kullanılan ampuller olabilir.) Mümkün olduğu yerde, elektrik düğmesi yerine ışığı yavaş yavaş azaltan komütatörler taktırın ki gündüz parlak, gece loş ışığınız olsun.

Perdelerinizi açın, evinize mümkün olduğu kadar çok güneş girsin. Hava kötü de olsa gündüz vakti açık havada yürüyüş yapın. Gözlerinizi UVA ve UVB (bunlar ışığın iki farklı çeşididir) korumasına ihtiyacı vardır ama bu çok koyu renk gözlük takmanız anlamına gelmez. Sadece zarar verebilecek olan ultraviyole ışınlardan korunun, ışığın tüm dalgaları sizin için gereklidir. Günışığını uyarıcı olarak kullanın. Zamanınızın çoğu bir ofis, fabrika, okul ya da benzeri bir kapalı yerde geçiyorsa, ara sıra mola verip dışarı çıkın. Günışığında beş dakika olsun yürümek bile ruhsal bir uyarıcı görevi görür.

Her gün en azından yirmi dakika günışığında hızlı hızlı yürüyün. Bu mümkün olmazsa, evinizin beyaz ışık veren ampullerle donatılmış bir odasında kondisyon aleti gibi yöntemlerle egzersiz yapın. Egzersiz sayesinde kalp ve damar sisteminiz güçlenir, akciğerleriniz ve kötü serbest radikallerle mücadele kapasiteniz gelişir. Aynı zamanda doğal bir sakinleştirici etkisi gördüğünden de hem güç kazanır, hem rahatlarsınız.

SENDE YORUM YAP!

Whatsapp